Bird Box (2018)

Dram, Korku, Gerilim, Bilim-Kurgu | 124 dakika
IMDB Puanı:
6.8/10
6.8

Hikayesi

Hanım koş dünyanın sonu geldi

Dünyanın sonunun nasıl olacağı ve neye benzeyeceği mükemmel bir film konsepti. Sınırsız atabiliriz. Uydur uydurabildiğin kadar. Ancak şu da bir gerçek ki, uydurduğunuz bu konseptin gerçek dünyada da olabileceğini izleyiciye ne kadar ikna ederseniz filminiz de o kadar etkili oluyor. Bizim izlenimimize göre Bird Box da bu konuda eksik kalmış ve çok iyi bir film olmayı ıskalamış bir yapım.

Film Josh Malerman’ın aynı adlı bilim-kurgu romanından uyarlanmış. Kitabı okuyanların söylediğine göre film çok kötü işlenmiş ancak ben okumadığım için aradaki fark ya da benzerlikle alakalı bir yorum yapamayacağım. Direkt hikayeye geçelim…

Konusu

Hikaye insanlığın sonunun nasıl geldiğini anlatıyor. Bir salgın ortaya çıkıyor ve herkes intihar etmeye, kendini öldürmeye başlıyor. Bunun sebebini bilmiyoruz. Ama anladığımız tek şey açık havaya bakarsan birden deliriyorsun ve kendini öldürüyorsun.

Başrolümüz Sandra Bullock da hamile bir hanımefendiyi canlandırıyor. Olay anında bir eve sığınıyor. Hikaye de bu eve sığınanların başlarına gelen olaylar üzerine kurgulanmış.

Tokat

Yazının başında yazdığım üzere, bu tarz “Dünya’nın sonu nasıl gelir acaba?” temalı filmlerde izleyiciyi hikayeye ne kadar inandırırsanız film de o kadar başarılı olduğunu düşünüyorum. Aslında doğru kelime inandırmak da değil. Kurduğunuz bir mantığa ikna etmek diyelim. Yani zombi varsa o zombi neden var? Hastalıktan mı dönüştüler, yoksa psikopat bir bilim adamı şehir suyuna ilaç mı bastı? Gibi…

Bird Box’ın süper bir film olabilecekken ortalama bir film kalmasının bence en büyük sebebi budur. Filmde mantık olarak beni bir türlü ikna edemeyeceği şeylerin olması. “Abi bilim-kurgu bu, tabii ki de açıklanamayacak olaylar olacak” demeyin. Zira benim derdim karşınıza çıkan yaratığın neden üç gözlü olması değil. (Spoiler değil. Filmde böyle bir şey yok. Örnek olsun diye dedim)

Derdim şu; filmde bize bir mantık sunuluyor ve bu mantığa uymayan ya da açıklanamayan şeyler oluyor. Yine örnekle anlatayım; Bir filmde yağmurun insanları öldürdüğü öğretiliyorsa ve buna rağmen filmde yağmur altında yürüyen ama ölmeyen bir adam çıkıyorsa bunu açıklamak zorundasınız. “Herkes ölüyor da bu adam nasıl ölmüyor?” diye. Bunu açıklamayınca beni kaybediyorsunuz.

Bird Box’ta da bunu hissettim. “E o zaman onlar niye öyle oldu aağbi?” diye kaldık filmin sonunda.

İyi şeyler?

Bu kadın ne yapıyor, ne ediyor iyi yapımlarda kendine yer buluyor. Tabii ki Sandra Bullock’tan bahsediyorum. Evet dudak üstlerinde çizgiler falan oluşmuş artık. Biz de üzüldük yaşlandığına. Ama hala rolünün hakkını veriyor.

Burada kitabın yazarı Josh Malerman’ın da hakkını verelim. Filmde mantık hataları ya da açıklanmayan şeyler olsa da daha önce denenmemiş, özgün bir hikaye. Göktaşı, zombi, zehirli gaz vs yok. Bambaşka bir senaryo görüyoruz. O açıdan çok tatmin ediciydi.

Sonuç

Bird Box’ı eleştirdik falan ama genele baktığınızda bu tarz filmleri seviyorsanız sonuna kadar sıkılmadan izleyebileceğiniz film. Sonuçta ortada özgün bir senaryo var. İyi oyunculuk var. Özlediğimiz isimleri görmek var. Arada mantıksal sorgulamaları yapmam derseniz gayet sarar ve izlersiniz.

Ancak sonun kadar izlersiniz. Sonunda sizi hiçbir şey açıklamayarak çıldırtabilir.  Bu durum bende rahatsızlık yaratıyor. Sonunda açıklama yoksa ben de alabildiğine sallayıp film yapayım o zaman. IMDB’de şu an 6.5’larda biz bu sebepten dolayı puanını 6 yapıyoruz. Gideri var.

Sevgiler.

Fragmanlar

trailers
x

Trailer: Bird Box

Dram, Korku, Gerilim, Bilim-Kurgu

Reviews ( 0 )

Bir cevap yazın

Bunu Sevdiysen Tavsiyeler

x