Lost (2004-2010)

Macera, Dram, Fantezi, Gizem, Bilim-Kurgu, Gerilim | 44 dakika
IMDB Puanı:
8.4/10
8.4

Bilgiler

Hikayesi

Türkiye’de Yabancı Dizicilik

Türkiye’de yabancı dizi tarihi pek de eski sayılmaz. Benim hatırladığım en eskileri, Cosby Ailesi, A Takımı, Herbie, Lassie, Flipper ve Alf gibi dizilerdi. O zaman farkında değildik ama bu dizilerin en büyük problemi çok eski yapımlar olması ve biraz bize kakalanmış olmalarıydı. Mesela minnoşlar minnoşu, her yardıma koşan yunus Flipper kardeşimiz 1965 yapımıydı ama biz 90’larda bi’ güzel izledik.

Neyse ki, 2000 yılında imdadımıza Cnbc-e’nin girmesiyle biraz daha güncel yapımlar izleyebildik. Ve sonrasında tabii ki internet bant genişliğinin coşması ve akabinde e-mule ve torrent geceleri. Tam da bu dönemde hayatımıza giren en büyük yapım sanırım Lost’tu. O nedenle doğum tarihi 80-90 arası olan çocuklar için internetten dizi indirme furyasının belki de başlangıç noktasıdır. O nedenle yeri hep bambaşka olacak. En azından benim için.

Tabi tek özelliği bizim için ilk internetten indirilebilir popüler dizi olması değildi. Sevgili JJ Abrams Bey’in de bu dünyada bir fenomene dönüşmesi, hem hastası olunan, hem nefret edilen bir yapımcı olmasının ilk adımı olmakla kalmayıp, olağanüstü senaryo ve kurgusuyla sonucunda hepimizi birer uyuşturucu bağımlısına çevirmişti. Bir sonraki bölüm gelsin diye inim inim inliyorduk adeta. (:

Bu konuyla alakalı detaylı bir okuma isterseniz Lost: Türkiye’de Yabancı Dizicilik yazımıza bakabilirsiniz.

Konusu

Mevzu kısaca şu; Oceanic Havayolları’na ait tarifeli bir Boeing uçağı ıssız bir adaya düşüyor. Ve bir çok yolcu da bu olaydan sağ kurtuluyor. Ama sorun şu ki adaya hiçbir kurtarma ekibi uğramadığı gibi, bir de esrarengiz olaylar olmaya başlıyor. Bundan sonra ömrünüz “Noluyor bu adada amk?” demekle geçiyor ve bir bakıyorsunuz ki 6.sezon 18.bölümdesiniz. 🙁

Bir adada ne olabilir mi demeyin? Zaten olmayacak şeyler olduğu için 6 sezon soluksuz izliyorsunuz. Tropikal adada Kutup Ayısı ile karşılaşmak da buna dahil. (Hayır bedevi şakası değil, gerçekten oluyor bu.)

İzlenir mi?

Bana sorarsanız “İzlenir mi?” diye sorabileceğiniz bir yapım değil. Soramazsınız. Sordurtmam! Bana kalırsa izleyemeyenlerin bu hayattan bir parçası eksik göçeceği dizidir.

Başındaki karizmatik sesli beyfendinin “previously on lost” diye girişmesi, dizi finalinde “güm” diye suratınıza patlayan o ses. Bunların hepsi Pavlov’un puppy’leri gibi yapacak sizi. Şimdiden söyleyeyim.

Hiç mi kötü yönü yok? Tabii ki var. Bizim zamanımızda “Lost da baydı yaa” gibi bir klişe vardı. Belki haklılardı çünkü bir şeyleri merak ederek 2-3 sezon izleyebilirsiniz ama 6 sezon o heyecanı tutmak gerçekten zordu ve bir sürü insan sıkıldı artık bu kadar beklemekten. Ve en sonunda yapımcılar öyle bir heyecan ve beklenti oluşturdular ki, finali kimseyi tatmin etmedi ve dünyadaki hayranlarının büyük bir bölümü hayal kırıklığına uğradı.

Haklıdırlar. Ama bu kadar sezonu (en azından ilk 4-5) bağımlı halde izlettirmesi bile çok büyük puanları hakediyor. Ki en kötü Evangeline Lilly‘i bizimle tanıştırdığı için bile izlenebilir. ^__^

Lost, bizim için %100 izlenmesi gereken yapımlardan biri.

Fragmanlar

trailers
x

Trailer: Lost

Macera, Dram, Fantezi, Gizem, Bilim-Kurgu, Gerilim

Bunu Sevdiysen Tavsiyeler

x