Shooter (2016-)

Aksiyon, Drama | 60 dakika
IMDB Puanı:
7.6/10
7.6

Bilgiler

Hikayesi

AWP’ci çocuklarız neticesinde

Stephen Hunter’ın “Point of Impact” isimli kitabından uyarlanan Shooter ilk olarak sinema filmi olarak çekilmişti. 2007’de vizyona giren ve başrolünde Mark Vahlberg’ün oynadığı film, o senenin en iddialı aksiyon yapımlarından biriydi. Genele vurduğunuzda da en iyi sniper filmlerini say deseniz herhalde ilk 3 içerisinde sayarım. Türkçe adı da Tetikçi imiş.

Shooter (Tetikçi) dizisi de yine kitap ve filmle aynı eksende giden bir yapım. Tabii dizi ile filmin her zaman olduğu gibi temel bir farkı var o da süre. Bir yapımı/kitabı dizi haline getirmek için senaryoyu tabiri caizse sakız gibi uzatmak gerekiyor. Onu da dozunda yapmak çok önemli.

SHOOTER — “Point of Impact” Episode 101 — Pictured: Ryan Phillippe as Bob Lee Swagger — (Photo by: Dean Buscher/USA Network)

Konusu

Ben Tetikçi’nin (Shooter) senaryosunu beğeniyorum. Dümdüz iyi bir keskin nişancı hikayesi değil. Başrolümüz zamanında Amerikan ordusunda madalyalar toplamış ve emekli olmuş yaşayan en iyi keskin nişancılardan biri. Unu elemiş, eleği duvara asmış. Göl kenarında ailesiyle mutlu bir hayat yaşarken. Amerikan Ulusal Güvenlik birimi “Başkana manyak bir keskin nişancı salça oldu. Bu işi çözsen çözsen sen çözersin. Gel bir el at şu işe” şeklinde adamın huzurun kaçırıyor.

Bizim saftirik keskin nişancımız da gidip bu adam nerelerden saldırır falan diye plan yaparken. O gün geliyor saldırı gerçekleşiyor. Ancak mevzu bir anda saldırıyı sanki bizim çocuk yapmış gibi oluyor. Bir tuzağa çekiliyoruz. 🙁 Sonrasında bizim çocuk kaçıyor, kaçarken de bir yandan olayı çözmeye çalışıyor.

Neleri sevdik?

Senaryo güzel. Ödüllü ve rütbeli bir emekli askerin kaçak durumunda olması. Onu kovalayan FBI, Homeland vs gibi tüm örgütlerden kaçıyor olması güzel hikaye. Zaman zaman Dr.Richard Kimble’ın hikayesini izlediğimiz Kaçak (Fugitive) filmini, zaman zaman da pratik zekasıyla sürekli yeni icatlar çıkararak peşindekilerden kaçan MacGyver’ı aklımıza getiriyor.

Bu kaçma ve kovalama işi sebebiyle de düz askeri bir olaydan ziyade ters köşeler yapmaya çalışan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor Shooter.

Neleri sevmedik?

Özellikle 2007’de yapılan filmi ve Mark Vahlberg’i izlediyseniz bu yeni çocuğa (Ryan Phillippe) alışmakta biraz güçlük çekeceksiniz. Yani veteran diyorsun, usta asker diyorsun. 48 saatte bilmem kaç tane düşman öldürebilen bir ölüm makinası diyorsun… İnsan haliyle daha sert bir şey bekliyor. Babyface değil. Bu çocuk baya minnoş kaçmış bu rol için.

E tabi konusu itibariyle ABD’nin vatan, millet, Sakarya edebiyatından ve bir takım Hollywood klişelerinden kopamamış bir film. Bazı yerlerde artık ne olacağını ezbere biliyormuşsunuz hissi yaratmıyor değil.

Sonuç

Shooter (Tetikçi) tuzağa düşürülmeye çalışılan emekli bir askerin hikayesini anlattığı için sürekli sizi şaşırtmayı deneyen bir senaryosu var. Ama bunun yanında da Amerikan aksiyon dizi/film endüstrisinin klişelerini de bol bol görüyorsunuz. O nedenle bu tarz klişelerden hoşlanmıyor ve daha özgün bir yapım arıyorsanız Shooter (Tetikçi) kesinlikle size göre değil. Ama ve lakin “Klasik bir Amerikan aksiyonu izleyeyim de biraz kafa dağıtayım” derseniz güzel dizi. En azından kaçma/kovalamaca işini seviyoruz.

Fragmanlar

trailers
x

Trailer: Shooter

Aksiyon, Drama

Reviews ( 0 )

Bir cevap yazın

Bunu Sevdiysen Tavsiyeler

x